2020 YILI KÜRDİSTAN’DA KADINA YÖNELİK ERKEK/DEVLET ŞİDDETİ DURUM TESPİT RAPORU

 

Aralık 2020

İÇİNDEKİLER

• GİRİŞ
• YÖNTEM
• ŞİDDET VERİLERİ ve VERİ ANALİZİ
• KADIN MÜCADELESİNE YÖNELİK SALDIRILAR
• GÖZALTI ve TUTUKLAMALAR
• KAYYIM POLİTİKALARI
• ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI
• SONUÇ ve ÖNERİLER

• GİRİŞ
Kadına yönelik her türlü şiddet biçiminin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Bu tarih bir yandan yaşadığımız modernitenin şekillenmesindeki temel unsurlardan biri olmakta bir yandan da her geçen gün modernitenin içerisinde kendini örgütlemeye ve üretmeye devam etmektedir. Bu tarihsel akış içerisinde bin yıllardır toplumlara dayatılan her türlü ideoloji, felsefe, bilim ve inanç sistemleri toplamda adına erkek egemen sistem dediğimiz sistemi örmüştür ve bu sistem erkeğin özne-irade kabul edildiği, kadının nesne-pasif olarak kodlanıp konumlandırıldığı modern çağa kadar bizleri getirmiştir.
Bizler, Kürt kadınlar olarak erkek egemen bu sistemin şiddete, kana, savaşa, öldürmeye dayalı bu düzeni içerisinde bin yıllardır var olmaya, toplumsal değerlerimizin yaşatılması için mücadele etmeye devam etmekteyiz. Ve hem kimlik hemcins mücadelesi veren biz Kürt kadınlar açısından bizlere dayatılan şiddet sarmalının çok katmerli ve boyutlu olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Bu dönem içerisinde bizlere uygulanan şiddet yöntemleri ilk değil. Kürdistan’da verilmeye başlanan kimlik mücadelesinin ilk zamanlarından itibaren coğrafyamızda kadınlar devlet tarafından hedef haline getirilmiş ve devam eden savaşın bir hedef noktası olmuştur. Uygulanan bu şiddet ve savaş politikasının özelde biz kadınları hedef alıyor olması spesifik bir politika değil. Kimlik çatışmalarının olduğu ve devam ettiği birçok bölgede, Nepal’de, Saray Bosna’da, Hindistan’da, Suriye’de, Latin Amerika’da ve daha birçok yerde ortaya çıkan savaş pratiklerinde de görüyoruz ki kadınlar özel olarak hedef alınmaktadır. Bu amaç uygulanırken de erkek şiddetinin yöntemleri, politikaları ve ideolojik yaklaşımı baz alınmakta, erkek ve devlet şiddeti birbirini besleyerek bizler üzerinde çifte bir baskı, sindirme ve yok etme politikası uygulamaktadır.
1990’lar ile beraber coğrafyamızda şiddetlenen çatışmalarda uygulanan her bir politikanın temel etkileneni her zaman kadınlar ve çocuklar oldu. Köy boşaltmaları ve yakmaları yüzünden on binlerce Kürt yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakıldı. Köylerinden, evlerinden göç etmek zorunda kalan kadınlar göç ettikleri mekanlarda yalnızlaşma, özel alan olarak evlere hapsolma ve başta fiziksel şiddet olmak üzere ekonomik, psikolojik birçok şiddetle yüz yüze bırakıldı. 2015 sonrası yaşanan öz yönetim direnişleri süreci sonrasında yıkılan yerleşim yerlerindeki insanlar maalesef ki aynı sürece tabii tutuldu.

RAPORA LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ…

KADIN RAPORU EN SON HALİ TÜRKÇE 11.12.2020

 

You may also like...